Yavuz Ağıralioğlu: Söz veriyoruz…
Yavuz Ağıralioğlu: Söz veriyoruz…
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Bursa’daki programının ikinci gününde partisinin İnegöl halk buluşmasında konuştu.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Bursa’daki programının ikinci gününde partisinin İnegöl halk buluşmasında konuştu.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu “Nedir bu memleketin hali? Bu memlekette mülkiyet güvencesi yoksa, sorgulanırken insanların masumiyet karinesi yoksa, ifade hürriyeti yoksa, nedir bu memleketin hali? Varsa suçlu, ortaya çıkınca kararı açıklarsınız, herkes cezasını çeker. Karar yok, yargılama yok, daha henüz ön ifadeler alınmış, iddianame yok… Bu nasıl bir memleket? Allah hakkını çiğner, kul hakkını çiğner, inancını çiğner, Türklüğünü çiğner, Müslümanlığını çiğner, devlet ciddiyetini çiğner. Nedir bu davranış?” dedi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu özetle şunları söyledi:
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin en hayırlı sonucu: Anahtar Parti
“Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin millete hayırlı olsun diye üretebildiği en mükemmel sonuç ne biliyor musunuz? Anahtar Parti... Hedefi tutturamadığınız için devleti tutturamadığımız için verilmiş yetkinin görülememiş etkisi yüzünden Anahtar Parti’yi kurduk. Memlekette Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin en hayırlı sonucu bu oldu. Biz güzel konuşanlar değil, güzel yapanlar olmak zorundayız.
Üreterek batıyor iş adamlarımız…
Memleketi üç yıllık bir enflasyonla mücadele programında bu hâle getirdiniz. Enflasyonu düşüreceğiz diye talebi baskılıyorsunuz; talebi baskılayarak enflasyonu düşürmeye çalışıyorsunuz. Döviz açığınız var, dövizi açığınızı kapatmak için dövizi baskılıyorsunuz. Üreterek batıyor iş adamlarımız; girdi maliyetlerin çok arttığı, buna göre fiyat ve kazançlar artmadığı için üreterek batıyor iş adamlarımız. Çiftçilerle de durum aynı; tarım ve hayvancılıkla uğraşanların hepsinde aynı durum var. Esnafınız siftahsız, konkordato sırasında firmalar var. Batma hakkınız bile yok; batmak için bile izin almak zorundasınız.

Söz veriyoruz…
Tarımda, hayvancılıkta, sanayide üreteni ödüllendiren, istihdamın gücünü devlet olarak çekebilen, vergi avantajlarını sunabilen, finansal erişimde devletin adeta firmanın CEO’su gibi davranabileceği yeni bir dönem öneriyorum. Pazarlarımıza ulaşırken sizin aslında pazarlama elemanınız gibi olabilen, pazarı size bulurken o güvenliği sağlayabilen, ürettiğiniz ürünlerin dünya pazarlarıyla buluşma sürecinde sizin adeta pazarlığa vardığınız gibi davranabilen proaktif bir devlet geliyor. Devleti eğitimde kalitenin markası haline getireceğiz, söz veriyoruz. Birinci sınıf öğretmen yetiştireceğiz, söz veriyoruz. Çocuklarımız okula aç gidiyorlar, aç! Aç gittikleri için çocuklarımızda zihin bodurlaşması başladı. Çocuklarımız zekâ geriliği sınırına geldi. Beslenemiyorlar. Okullarda çocuklarımıza ücretsiz bir öğün yemek vereceğiz. Mülakat adaletsizliği sadece hakkın yenmesi değil, devlete itimadını da sarsan bir şeydir. 90 almış, 98 almış çocukları 60 almış çocuklar karşısında ezip, onların 90’la geçtikleri sınavların ardından mülakatta onlara eleyip devlete, millete, hürmette, dine, imana saygı altından çıkarıyorsunuz. Mülakatı kaldırıyoruz. ‘Her işe bir baş, her başa bir maaş’ dönemine söz veriyoruz.
Nedir bu davranış?
Nedir bu memleketin hali? Bu memlekette mülkiyet güvencesi yoksa, sorgulanırken insanların masumiyet karinesi yoksa, ifade hürriyeti yoksa, nedir bu memleketin hali? Varsa suçlu, ortaya çıkınca kararı açıklarsınız, herkes cezasını çeker. Karar yok, yargılama yok, daha henüz ön ifadeler alınmış, iddianame yok… Bu nasıl bir memleket? Allah hakkını çiğner, kul hakkını çiğner, inancını çiğner, Türklüğünü çiğner, Müslümanlığını çiğner, devlet ciddiyetini çiğner. Nedir bu davranış?
Memleketi ayağa kaldıracağız…
Anahtar Parti’yiz biz, partici değiliz. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin mesuliyetini, Milliyetçi Hareket Partisi’nin mesuliyetini, Cumhuriyet Halk Partisi’nin mesuliyetini, ne kadar parti varsa hepsinin iyilik adına kurduğu her mesuliyeti, kendi mesuliyetimiz biliyoruz biz; hiçbir problemimiz yok. Cumhurbaşkanımıza, cumhurun başı olduğu için, nezaket hattında konuşuyoruz; Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Başkanı olunca rekabet hattında bir takım ithaflarla bulunuyoruz. Devlet Bey, Milliyetçi Hareketi Genel Başkanı, bir hassasiyet gösterdiğini söyleyerek 57. yılı kutladığı Milliyetçi Hareket’e bir final planladı, memleket için… Ne yapalım? İşsizlikten memleketi terk eden çocuklar, geçimsizlikten canlarına kıyan emekliler, konkordato sırasında iş insanları... 115 bin lira açlık sınırı diye açıklanmış; memleketin yüzde 65’i fakirlik sınırında, açlık sınırında. Memlekette orta direk artık yok; Memleketi ayağa kaldıracağız.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


