Cengiz Pansiyon
A PARTİ

Yavuz Ağıralioğlu: İlk defa hükûmet gerçek rakibiyle karşılaşacak!

Siyaset 16.10.2026 - 19:05, Güncelleme: 16.10.2026 - 19:05
 

Yavuz Ağıralioğlu: İlk defa hükûmet gerçek rakibiyle karşılaşacak!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Bursa’daki programının ikinci gününde partisinin Bursa İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısına katıldı.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu “İktidar ilk defa rakibini parti olmaktan çıkardı; emekli senin rakibin, çocuklarımız senin rakibin, asgari ücretli senin rakibin, sanayici senin rakibin, çiftçi senin rakibin! İlk defa hükûmet kendi gerçek rakibiyle karşılaşacak; eskiden partilerle karşılaşıyordu, şimdi milletle karşılaşacak! İktidarın rakibi artık millet! O yüzden değişim zamanı” diye konuştu.   Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu Bursa’daki programının ikinci gününde partisinin Bursa İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısına katıldı. Burada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Genel Başkan Ağıralioğlu, gazetecilerin sorularını da yanıtladığı konuşmasında özetle şunları söyledi:   Teknik bir Excel hatası… “Anayasa Mahkemesi’ne partimizle ilgili konu olan maddi gündemli mevzu teknik bir hata, çok basit bir teknik hata. Düzeltilecek… Toplamda bir şey yok. Teknik bir hata, Excel hatası. Bir de usul hatası var. Biz, büyük kurultayımızla ilgili son karar mercii kurultay olduğu için, kurultaydan sonra ibra ettiğimiz hesapları bir de Merkez Yürütme Kurulu kararı imzalayarak vermemiz gerekiyormuş. Kurultay son karar mercii olduğu için biz öyle düşünmemiştik. Yani onu gönderdik. Çünkü kurultay nihayetinde bir partinin en yetkili karar organı. O ibra konusu MYK kararı usulü bir hata, bir de Excel hatası... Ama böyle 26 partinin arasında bilindik tek parti Anahtar Parti olunca; bir de Anahtar Parti bu son dönem yükselişiyle baraj sınırına gelmiş, önümüzdeki dönemin namzeti bir parti gibi konuşulurken bu olunca ‘Yahu acaba bir şey mi var, bir çelme mi takılıyor, yoksa bir operasyon mu oluyor?’ falan gibi... Bizim memlekette şimdi kaygı eşiği çok yükseldi, ona o gözle falan baktılar. Pek magazinleştirilmesini istemediğimiz için düşük volümde tutuyorum. Çünkü bir Excel hatası. Düzeltilecek…     Hükümet; Resmi hizmete mahsustur!.. Hani ‘Eski Türkiye’ye hep kötü derler ya, ne kıymetli şeyler varmış! ‘Resmi hizmete mahsustur’ diye bir şey yazardı arabalarda, hatırlıyor musunuz? Anahtar Parti’nin sözü şu: Hükûmetin üstüne ‘Resmi hizmete mahsustur, başka hiçbir şey için kullanılamaz’ yazacak! Öldük yahu! Bu memlekette esas problem siyasetin milletin emanetçisi olduğunu unutmasıdır. Siz milletin resmi hizmetine talipsiniz, vazifeniz bu; emanet size verildi, milletin sahibi değilsiniz! Bu devlet sizin babanızın malı değil, milletin malı! Harcadığınız her kuruş milletin sahibi olduğu, sizin de harcamanız için yetkilendirildiğiniz; istediğinize verip istediğinize vermemek, istediğinizle reklam verip istediğinize vermemek, istediğinize imkân verip istediğinize vermemek, istediğinize iş verip istediğinize vermemek, istediğinize makam verip istediğinize vermemek şeklinde yönettiğiniz şey sizin değil, milletin devleti! Kamuda gerçekten bir lale dönemi var, yönetimde de sülale dönemi var; kamuda lale, yönetimde sülale! Anahtar Parti memleketi ayağa kaldırır; Anahtar Parti, kendisi büyük olduğu için değil, devleti milleti büyük olduğu için milleti kaldırır! Türkiye’nin ekonomik krizi yok, yönetim krizi var! Anahtar Parti Türk milletinin birkaç sene içinde ekonomik stabilizasyonunu sağlayacak; 5 sene almaz, yani 2 senede stabilizasyon, ondan sonra memleketin ne kadar çok parası varmış, memlekette ne kadar imkân varmış, memlekette yaşamak, mutlu olmak ne kadar kolaymışı millet görecek! Bizim konuşup istişare edip ‘Şu sorunu çözemeyiz’ dediğimiz bir tane sorunumuz yok! Türk milletinin evlatları var, sadece siyaset haddini bilecek! Haddini bilmekten kastettiğim şey şu: Hizmetine talip olduğu milletin yetişmiş evlatlarını görecek. Ben kendi partimiz büyük diye yürüyen biri değilim, milletimiz büyük diye yürüyen biriyim! O yüzden neyin bozulduğunu görüyoruz, neyin düzeleceğini de biliyoruz; hiçbir problem yok, sadece nöbet değişim zamanı için bekliyoruz, sandık bekliyoruz!   Basın hakikat lehinedir, haber lehinedir! Ben ifade hürriyetinin, basın özgürlüğünün arkasında bir siyasetçi olarak, bir vatandaş olarak haber alma hakkımızın, haber verme mesuliyeti olanlar lehine korunması gerektiğini çok düşünürüm. Orada hassasiyet göstereceğim; bizden olsun olmasın, bizim lehimize yazsın, bizim aleyhimize yazsın diye bakılmaz basına. Basın hürriyeti öyle bir şey değil; basının tarafı yoktur, yani basın birinin tarafı lehine, aleyhine değildir, öyle olamaz; basın basıncıdır, basın hakikat lehinedir, haber lehinedir! Habercilik merkezinde hassasiyet bu koordinatlardadır, ben de orada duracağım.   Enflasyonu üreterek düşürmek zorundasınız! 24 yıllık iktidarın 800 milyar dolar faiz ödemesi var! Cumhuriyetin faiz ödeme ortalamasını biliyor musunuz? Bunun yarısı! Yani bu hükûmet, faize karşı olan hükûmet Cumhuriyet ortalamasının iki katı faiz ödedi! 24 yılda normal Cumhuriyet ortalaması tutsaydı 400 milyar dolar ödeyecektik. Faize karşı olduklarını beyan ederek 800 milyar dolar faiz ödediler! Biz bu şekilde alın teri rantçılara, faizcilere teslim edilmiş, ailesi tefeciye düşürülmüş bir ülke gibiyiz; yani koca memleket tefecilere çalışıyor! Bu kadar büyük imkânlarımız var, bu imkânların yeniden devletin hizmetiyle buluşmasını sağlayacak bir disipline ihtiyacımız var. Enflasyonu üreterek düşürmek zorundasınız! Üretmeden enflasyon ve faiz düşüremezsiniz! Dolayısıyla şimdi Türkiye’de üreterek batma dönemi var. Kuru baskılıyorsunuz; kuru baskı altında tuttuğunuz için rekabet gücünüz kayboluyor, girdi maliyetlerinizi yönetemiyorsunuz! Girdi maliyetlerinizi yönetemediğiniz için insanlar hem çalışıyorlar hem batıyorlar, üretip batıyorlar! Bir de yapay zekâ çağına girdiğimiz için istihdam oluşturmayacak bir sanayileşme geliyor, robotik çağa giriyoruz! Bin kişinin yaptığı işi üç beş kişiyle yapabilen fabrikalar var; Türkiye’nin süt üretimini böyle beş kişilik fabrikayla yapabilen Çin’de organizasyonlar var! Türkiye’nin bütün süt üretimini beş kişilik fabrika yapıyor, bir tane adamın çalışmadığı, tersanelerin bir tane insanın olmadığı gemiler var artık! Dolayısıyla siyaset işine odaklanınca memleketin bir imkânı daha var ama bu çağı kaçıramayız.   İlk defa hükûmet gerçek rakibiyle karşılaşacak!2 Ben başarabileceğimize inanıyorum: Bu sefer iktidarın rakibi muhalefet değil! Bu sefer iktidarın rakibi memleketteki sorunlar! İktidar ilk defa rakibini parti olmaktan çıkardı; emekli senin rakibin, çocuklarımız senin rakibin, asgari ücretli senin rakibin, sanayici senin rakibin, çiftçi senin rakibin! İlk defa hükûmet kendi gerçek rakibiyle karşılaşacak; eskiden partilerle karşılaşıyordu, şimdi milletle karşılaşacak! İktidarın rakibi artık millet! O yüzden değişim zamanı, ben bunu 2002’ye çok benzetiyorum. 2002’de sandıklar patladı; hiç gelmesi mümkün olmayan, hiç bu kadar alacağı umurumda olmayan parti geldi! Seçmen bazen bir patlatıyor sandığı iradesiyle, her şeyi değiştiriyor! Tayyip Bey’e ‘Muhtar bile olamaz’ diyorlardı, Cumhurbaşkanı oldu; kimle? Milletle! Millet sözü söyledi mi, söyledi, bitti! Ben 2002’ye benzer bir fırtına bekliyorum. O yüzden önümüzdeki dönem muhalefetin ayağa kalkabileceği bir imkân bulabilir mi bilmiyorum ama bizim yürüdüğümüz hat muhalefet hattı değil; bizim yürüdüğümüz hat şu: Memleketin sorunlarını çözebilme adına bir değişim hattında yürüyoruz! Muhalefet-iktidar hattının dışına çıktık biz, biz artık memleketin geleceğine yürüyoruz, Türk milletinin ufkunu konuşuyoruz! Memleketin büyük kapasitesine yürüyoruz, parti rekabetine değil, parti yenmeye değil, memleketin sorunlarını yenmeye yürüyoruz! Bu algoritmanın millet sinesinde karşılık bularak büyüyeceğini düşünüyorum.”    
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Bursa’daki programının ikinci gününde partisinin Bursa İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısına katıldı.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu “İktidar ilk defa rakibini parti olmaktan çıkardı; emekli senin rakibin, çocuklarımız senin rakibin, asgari ücretli senin rakibin, sanayici senin rakibin, çiftçi senin rakibin! İlk defa hükûmet kendi gerçek rakibiyle karşılaşacak; eskiden partilerle karşılaşıyordu, şimdi milletle karşılaşacak! İktidarın rakibi artık millet! O yüzden değişim zamanı” diye konuştu.

 

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu Bursa’daki programının ikinci gününde partisinin Bursa İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısına katıldı.

Burada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Genel Başkan Ağıralioğlu, gazetecilerin sorularını da yanıtladığı konuşmasında özetle şunları söyledi:

 

Teknik bir Excel hatası…

“Anayasa Mahkemesi’ne partimizle ilgili konu olan maddi gündemli mevzu teknik bir hata, çok basit bir teknik hata. Düzeltilecek… Toplamda bir şey yok. Teknik bir hata, Excel hatası. Bir de usul hatası var. Biz, büyük kurultayımızla ilgili son karar mercii kurultay olduğu için, kurultaydan sonra ibra ettiğimiz hesapları bir de Merkez Yürütme Kurulu kararı imzalayarak vermemiz gerekiyormuş. Kurultay son karar mercii olduğu için biz öyle düşünmemiştik. Yani onu gönderdik. Çünkü kurultay nihayetinde bir partinin en yetkili karar organı. O ibra konusu MYK kararı usulü bir hata, bir de Excel hatası... Ama böyle 26 partinin arasında bilindik tek parti Anahtar Parti olunca; bir de Anahtar Parti bu son dönem yükselişiyle baraj sınırına gelmiş, önümüzdeki dönemin namzeti bir parti gibi konuşulurken bu olunca ‘Yahu acaba bir şey mi var, bir çelme mi takılıyor, yoksa bir operasyon mu oluyor?’ falan gibi... Bizim memlekette şimdi kaygı eşiği çok yükseldi, ona o gözle falan baktılar. Pek magazinleştirilmesini istemediğimiz için düşük volümde tutuyorum. Çünkü bir Excel hatası. Düzeltilecek…

 

 
Hükümet; Resmi hizmete mahsustur!..

Hani ‘Eski Türkiye’ye hep kötü derler ya, ne kıymetli şeyler varmış! ‘Resmi hizmete mahsustur’ diye bir şey yazardı arabalarda, hatırlıyor musunuz? Anahtar Parti’nin sözü şu: Hükûmetin üstüne ‘Resmi hizmete mahsustur, başka hiçbir şey için kullanılamaz’ yazacak! Öldük yahu! Bu memlekette esas problem siyasetin milletin emanetçisi olduğunu unutmasıdır. Siz milletin resmi hizmetine talipsiniz, vazifeniz bu; emanet size verildi, milletin sahibi değilsiniz! Bu devlet sizin babanızın malı değil, milletin malı! Harcadığınız her kuruş milletin sahibi olduğu, sizin de harcamanız için yetkilendirildiğiniz; istediğinize verip istediğinize vermemek, istediğinizle reklam verip istediğinize vermemek, istediğinize imkân verip istediğinize vermemek, istediğinize iş verip istediğinize vermemek, istediğinize makam verip istediğinize vermemek şeklinde yönettiğiniz şey sizin değil, milletin devleti! Kamuda gerçekten bir lale dönemi var, yönetimde de sülale dönemi var; kamuda lale, yönetimde sülale! Anahtar Parti memleketi ayağa kaldırır; Anahtar Parti, kendisi büyük olduğu için değil, devleti milleti büyük olduğu için milleti kaldırır! Türkiye’nin ekonomik krizi yok, yönetim krizi var! Anahtar Parti Türk milletinin birkaç sene içinde ekonomik stabilizasyonunu sağlayacak; 5 sene almaz, yani 2 senede stabilizasyon, ondan sonra memleketin ne kadar çok parası varmış, memlekette ne kadar imkân varmış, memlekette yaşamak, mutlu olmak ne kadar kolaymışı millet görecek! Bizim konuşup istişare edip ‘Şu sorunu çözemeyiz’ dediğimiz bir tane sorunumuz yok! Türk milletinin evlatları var, sadece siyaset haddini bilecek! Haddini bilmekten kastettiğim şey şu: Hizmetine talip olduğu milletin yetişmiş evlatlarını görecek. Ben kendi partimiz büyük diye yürüyen biri değilim, milletimiz büyük diye yürüyen biriyim! O yüzden neyin bozulduğunu görüyoruz, neyin düzeleceğini de biliyoruz; hiçbir problem yok, sadece nöbet değişim zamanı için bekliyoruz, sandık bekliyoruz!

 

Basın hakikat lehinedir, haber lehinedir!

Ben ifade hürriyetinin, basın özgürlüğünün arkasında bir siyasetçi olarak, bir vatandaş olarak haber alma hakkımızın, haber verme mesuliyeti olanlar lehine korunması gerektiğini çok düşünürüm. Orada hassasiyet göstereceğim; bizden olsun olmasın, bizim lehimize yazsın, bizim aleyhimize yazsın diye bakılmaz basına. Basın hürriyeti öyle bir şey değil; basının tarafı yoktur, yani basın birinin tarafı lehine, aleyhine değildir, öyle olamaz; basın basıncıdır, basın hakikat lehinedir, haber lehinedir! Habercilik merkezinde hassasiyet bu koordinatlardadır, ben de orada duracağım.

 

Enflasyonu üreterek düşürmek zorundasınız!

24 yıllık iktidarın 800 milyar dolar faiz ödemesi var! Cumhuriyetin faiz ödeme ortalamasını biliyor musunuz? Bunun yarısı! Yani bu hükûmet, faize karşı olan hükûmet Cumhuriyet ortalamasının iki katı faiz ödedi! 24 yılda normal Cumhuriyet ortalaması tutsaydı 400 milyar dolar ödeyecektik. Faize karşı olduklarını beyan ederek 800 milyar dolar faiz ödediler! Biz bu şekilde alın teri rantçılara, faizcilere teslim edilmiş, ailesi tefeciye düşürülmüş bir ülke gibiyiz; yani koca memleket tefecilere çalışıyor! Bu kadar büyük imkânlarımız var, bu imkânların yeniden devletin hizmetiyle buluşmasını sağlayacak bir disipline ihtiyacımız var. Enflasyonu üreterek düşürmek zorundasınız! Üretmeden enflasyon ve faiz düşüremezsiniz! Dolayısıyla şimdi Türkiye’de üreterek batma dönemi var. Kuru baskılıyorsunuz; kuru baskı altında tuttuğunuz için rekabet gücünüz kayboluyor, girdi maliyetlerinizi yönetemiyorsunuz! Girdi maliyetlerinizi yönetemediğiniz için insanlar hem çalışıyorlar hem batıyorlar, üretip batıyorlar! Bir de yapay zekâ çağına girdiğimiz için istihdam oluşturmayacak bir sanayileşme geliyor, robotik çağa giriyoruz! Bin kişinin yaptığı işi üç beş kişiyle yapabilen fabrikalar var; Türkiye’nin süt üretimini böyle beş kişilik fabrikayla yapabilen Çin’de organizasyonlar var! Türkiye’nin bütün süt üretimini beş kişilik fabrika yapıyor, bir tane adamın çalışmadığı, tersanelerin bir tane insanın olmadığı gemiler var artık! Dolayısıyla siyaset işine odaklanınca memleketin bir imkânı daha var ama bu çağı kaçıramayız.

 

İlk defa hükûmet gerçek rakibiyle karşılaşacak!2

Ben başarabileceğimize inanıyorum: Bu sefer iktidarın rakibi muhalefet değil! Bu sefer iktidarın rakibi memleketteki sorunlar! İktidar ilk defa rakibini parti olmaktan çıkardı; emekli senin rakibin, çocuklarımız senin rakibin, asgari ücretli senin rakibin, sanayici senin rakibin, çiftçi senin rakibin! İlk defa hükûmet kendi gerçek rakibiyle karşılaşacak; eskiden partilerle karşılaşıyordu, şimdi milletle karşılaşacak! İktidarın rakibi artık millet! O yüzden değişim zamanı, ben bunu 2002’ye çok benzetiyorum. 2002’de sandıklar patladı; hiç gelmesi mümkün olmayan, hiç bu kadar alacağı umurumda olmayan parti geldi! Seçmen bazen bir patlatıyor sandığı iradesiyle, her şeyi değiştiriyor! Tayyip Bey’e ‘Muhtar bile olamaz’ diyorlardı, Cumhurbaşkanı oldu; kimle? Milletle! Millet sözü söyledi mi, söyledi, bitti! Ben 2002’ye benzer bir fırtına bekliyorum. O yüzden önümüzdeki dönem muhalefetin ayağa kalkabileceği bir imkân bulabilir mi bilmiyorum ama bizim yürüdüğümüz hat muhalefet hattı değil; bizim yürüdüğümüz hat şu: Memleketin sorunlarını çözebilme adına bir değişim hattında yürüyoruz! Muhalefet- iktidar hattının dışına çıktık biz, biz artık memleketin geleceğine yürüyoruz, Türk milletinin ufkunu konuşuyoruz! Memleketin büyük kapasitesine yürüyoruz, parti rekabetine değil, parti yenmeye değil, memleketin sorunlarını yenmeye yürüyoruz! Bu algoritmanın millet sinesinde karşılık bularak büyüyeceğini düşünüyorum.”

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve martigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.