Cengiz Pansiyon
A PARTİ

Yavuz Ağıralioğlu: Kim milletin malını çaldıysa hesabını versin!

Siyaset 15.10.2026 - 18:47, Güncelleme: 15.10.2026 - 18:47
 

Yavuz Ağıralioğlu: Kim milletin malını çaldıysa hesabını versin!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, 3 gün sürecek Bursa programı kapsamında düzenlenen Karacabey halk buluşmasında konuştu.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu “Bir baba siyasetçiyi cebinde görecek, evlatlarına verdiği harçlık olarak. Bir anne için siyasetçi, buzdolabını açınca içeride gördüğüdür! Bir çiftçi için siyasetçi, tarladan kaldırdığı ürünün hakkıdır! Eğer çiftçi tarladan hakkını alamıyorsa o memleketin siyasetçisi adam gibi çalışmıyordur. Bir esnaf için siyasetçi, konuşan değil, ekranlarda bağıran değil, konvoylarla yürüyen, milletine efelenen değil; bir esnaf için siyasetçi siftahtır… Bu Türkiye Yüzyılı hangi Türklerin yüzyılı acaba?” dedi. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, 3 gün sürecek Bursa programı kapsamında düzenlenen Karacabey halk buluşmasında konuştu. Genel Başkan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:     Emekli 10 gün geçiniyor 20 gün kara kara düşünüyor! “Biz bir parti kadrosu değiliz, biz bir vatan kadrosuyuz! Bizim bir partimiz var ama ay-yıldızlı al bayrak altında 86 milyon ailemiz var. Biz oy derdine düşmüş bir parti değiliz, memleket derdine düşmüş bir hareketiz biz… Millet ürününü tarlada bırakıp ‘gübre olsun’ diyecek hâle geldi, hükûmetimiz hâlâ ‘2053-2071’ diye başlıyorl. Türkiye Yüzyılı diyorlar şimdi. Ya, bu Türkiye Yüzyılı dediğiniz şey henüz çiftçinin alın terinin hakkı olamadı! Emeklinin yüzünü güldürmedi, asgari ücretlinin huzuru olamadı, çocuklarımızın umudunu bu topraklara bağlayamadı. Esnafın siftahı olamadı, sanayicinin desteği olamadı, çalışanın hakkı olamadı, emekli olanın ikramiyesi olamadı, işe girmek isteyenin derdine derman bulamadı. Hastanede sırayı ortadan kaldıramadı, hapishaneleri boşaltamadı! Çocuklarımızı madde bağımlılığının pençesinden kurtaramadı. Çocuklarımızı okulda koruyamadı; 10 yaşında çocuklarımız kurşun sesleriyle arkadaşlarının öldüğüne şahit oldu! Çocuklarımızı koruyamadı, mafyadan çeteden sokakları muhafaza edemedi, arındıramadı! Bu Türkiye Yüzyılı hangi Türklerin yüzyılı acaba? Bizi mi kastediyorsunuz? Yani ‘Türkiye Yüzyılı’ diyorsunuz, kendi milletinizi mi kastediyorsunuz, kimi kastediyorsunuz? Madem bu kadar büyüksünüz, madem bu kadar iddialısınız, madem ağzınızda bu kadar büyük laflar var; peki, biz bize verdiğiniz bu emekli aylığıyla ayın 10 gününü geçirip kalan 20 gününde niye kara kara düşünüyoruz?     Millet elini cebine attı mı siyasetçi cebinden çıkacak! Siyasetçi maharetliyse, vazifesini yapıyorsa nereden belli olur? Cebine elini attın mı siyasetçi cebinden çıkacak! Bir baba siyasetçiyi cebinde görecek, evlatlarına verdiği harçlık olarak. Bir anne için siyasetçi, buzdolabını açınca içeride gördüğüdür! Bir çiftçi için siyasetçi, tarladan kaldırdığı ürünün hakkıdır! Eğer çiftçi tarladan hakkını alamıyorsa o memleketin siyasetçisi adam gibi çalışmıyordur. Bir esnaf için siyasetçi, konuşan değil, ekranlarda bağıran değil, konvoylarla yürüyen, milletine efelenen değil; bir esnaf için siyasetçi siftahtır! Kirasını ödeyebilmektir, dertlerine derman bulabilmektir!   Siyaset paramızı çarçur ediyor Memlekette bu kadar dert var; niçin arz ettim bunu size? Çünkü siyaset alın terinizin hakkını vermiyor, siyaset israf ediyor! Siyaset hesapsız, siyaset denetimsiz, siyaset paramızı çarçur ediyor; siyaset size vermesi gereken paraları eşine, dostuna, yandaşına kullandırıyor! Şimdi diyorsun ki ‘Emekliye zam yapın’, ‘Nereden vereceğiz?’ diyorlar. Peki, bu memleketin faizini ödemeye geldiğiniz zaman milletin alın terinden ödediğiniz 800 milyarı nereden buldunuz?     Kim milletin malını çaldıysa hesabını versin! Rüşvetin her türlüsü, suistimalin her türlüsü haramdır; alan da veren de melundur! Şimdi şöyle yapacağız: Kim yaparsa yapsın, CHP’nin para kuleleri dediğin paralar dâhil... Bizim şu anda fon yolsuzluğunda konuştuğumuz para, Eyfel Kulesi gibi 5-6 tane yapıyor, Eyfel Kulesi! Yani dünyanın en büyük kulesi gibi bir şey, 1000 kamyonu dizin arka arkaya...  Bizim iktidarımız diyor ki: ‘Bu muhalefet bu kulelerin hesabını verecek.’ Onlar da versinler, kim milletin malını çaldıysa hesabını versin! Ama bu fon rezaletine adı bulaşan, siyasi nüfuz kullanan, sizin yakınınızda duran, siyasi olarak atadığınız hâlde sorumluluklarını unutan, sensörleri kapatan kim varsa hepsine dokunun! Buna sebep olan sistemi de yeniden elden geçireceğiz. Herkes aklanacaksa AK Parti de aklansın, sistem de aklansın, herkes aklansın! Fonda dolandırıldığımız bahsekonu o para, bir milyon kişiye ev demek biliyor musunuz? Kentsel dönüşümü konuşuyor Bursa; şehit ailelerine ev yapmanız lazım, gazilere ev yapmanız lazım! Faizciye var, rantçıya var, haramzadeye var, yalana var, talana var; emekliye yok, çiftçiye yok, üreticiye yok! Bu devranı sonlandıracağız!   ‘Güle güle’ demeye hazırlanıyoruz! Devlet okulları özel okullardan daha kaliteli olacak! Özel okullara da denecek ki: ‘Devlet kadar kaliteliysen açabilirsin, ister misin?’ Memlekette çocuklarımız atanamıyorlar, ‘Telefon gelince hallederiz’ diyebilen bir siyasi irade var. O yüzden önce bu merkeze liyakati alacağınız, denetimi alacağınız bir sistem kuracağız; mülakatı kaldırıyoruz arkadaşlar! Sizi sandıkların başında millet bekliyor. Devran, nöbet değişim zamanıdır! Tevazuyla geldiniz, kibirle gidiyorsunuz. Tasarrufla geldiniz, israfla gidiyorsunuz. Nezaketle geldiniz, kabalıkla gidiyorsunuz. Memleketinize adaletle geldiniz, zulümle gidiyorsunuz. İstişareyle geldiniz, bağırarak, parmak sallayarak gidiyorsunuz. Ortak akılla geldiniz, ‘tek adam’ olmak mecburiyeti altında milletinize veda ediyorsunuz. Planla geldiniz, programsızlıkla gidiyorsunuz. Memleketin ümit ufkuna kuruldunuz, kabus oldunuz, gidiyorsunuz! O zaman size ‘Hoş geldiniz’ demiştik; şimdi gidiyorsunuz, ‘Güle güle’ demeye hazırlanıyoruz!”      
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, 3 gün sürecek Bursa programı kapsamında düzenlenen Karacabey halk buluşmasında konuştu.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu “Bir baba siyasetçiyi cebinde görecek, evlatlarına verdiği harçlık olarak. Bir anne için siyasetçi, buzdolabını açınca içeride gördüğüdür! Bir çiftçi için siyasetçi, tarladan kaldırdığı ürünün hakkıdır! Eğer çiftçi tarladan hakkını alamıyorsa o memleketin siyasetçisi adam gibi çalışmıyordur. Bir esnaf için siyasetçi, konuşan değil, ekranlarda bağıran değil, konvoylarla yürüyen, milletine efelenen değil; bir esnaf için siyasetçi siftahtır… Bu Türkiye Yüzyılı hangi Türklerin yüzyılı acaba?” dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, 3 gün sürecek Bursa programı kapsamında düzenlenen Karacabey halk buluşmasında konuştu.

Genel Başkan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:

 

 

Emekli 10 gün geçiniyor 20 gün kara kara düşünüyor!

“Biz bir parti kadrosu değiliz, biz bir vatan kadrosuyuz! Bizim bir partimiz var ama ay-yıldızlı al bayrak altında 86 milyon ailemiz var. Biz oy derdine düşmüş bir parti değiliz, memleket derdine düşmüş bir hareketiz biz…

Millet ürününü tarlada bırakıp ‘gübre olsun’ diyecek hâle geldi, hükûmetimiz hâlâ ‘2053-2071’ diye başlıyorl. Türkiye Yüzyılı diyorlar şimdi. Ya, bu Türkiye Yüzyılı dediğiniz şey henüz çiftçinin alın terinin hakkı olamadı! Emeklinin yüzünü güldürmedi, asgari ücretlinin huzuru olamadı, çocuklarımızın umudunu bu topraklara bağlayamadı. Esnafın siftahı olamadı, sanayicinin desteği olamadı, çalışanın hakkı olamadı, emekli olanın ikramiyesi olamadı, işe girmek isteyenin derdine derman bulamadı. Hastanede sırayı ortadan kaldıramadı, hapishaneleri boşaltamadı! Çocuklarımızı madde bağımlılığının pençesinden kurtaramadı. Çocuklarımızı okulda koruyamadı; 10 yaşında çocuklarımız kurşun sesleriyle arkadaşlarının öldüğüne şahit oldu! Çocuklarımızı koruyamadı, mafyadan çeteden sokakları muhafaza edemedi, arındıramadı! Bu Türkiye Yüzyılı hangi Türklerin yüzyılı acaba? Bizi mi kastediyorsunuz? Yani ‘ Türkiye Yüzyılı’ diyorsunuz, kendi milletinizi mi kastediyorsunuz, kimi kastediyorsunuz? Madem bu kadar büyüksünüz, madem bu kadar iddialısınız, madem ağzınızda bu kadar büyük laflar var; peki, biz bize verdiğiniz bu emekli aylığıyla ayın 10 gününü geçirip kalan 20 gününde niye kara kara düşünüyoruz?

 

 

Millet elini cebine attı mı siyasetçi cebinden çıkacak!

Siyasetçi maharetliyse, vazifesini yapıyorsa nereden belli olur? Cebine elini attın mı siyasetçi cebinden çıkacak! Bir baba siyasetçiyi cebinde görecek, evlatlarına verdiği harçlık olarak. Bir anne için siyasetçi, buzdolabını açınca içeride gördüğüdür! Bir çiftçi için siyasetçi, tarladan kaldırdığı ürünün hakkıdır! Eğer çiftçi tarladan hakkını alamıyorsa o memleketin siyasetçisi adam gibi çalışmıyordur. Bir esnaf için siyasetçi, konuşan değil, ekranlarda bağıran değil, konvoylarla yürüyen, milletine efelenen değil; bir esnaf için siyasetçi siftahtır! Kirasını ödeyebilmektir, dertlerine derman bulabilmektir!

 

Siyaset paramızı çarçur ediyor

Memlekette bu kadar dert var; niçin arz ettim bunu size? Çünkü siyaset alın terinizin hakkını vermiyor, siyaset israf ediyor! Siyaset hesapsız, siyaset denetimsiz, siyaset paramızı çarçur ediyor; siyaset size vermesi gereken paraları eşine, dostuna, yandaşına kullandırıyor! Şimdi diyorsun ki ‘Emekliye zam yapın’, ‘Nereden vereceğiz?’ diyorlar. Peki, bu memleketin faizini ödemeye geldiğiniz zaman milletin alın terinden ödediğiniz 800 milyarı nereden buldunuz?

 

 

Kim milletin malını çaldıysa hesabını versin!

Rüşvetin her türlüsü, suistimalin her türlüsü haramdır; alan da veren de melundur! Şimdi şöyle yapacağız: Kim yaparsa yapsın, CHP’nin para kuleleri dediğin paralar dâhil... Bizim şu anda fon yolsuzluğunda konuştuğumuz para, Eyfel Kulesi gibi 5-6 tane yapıyor, Eyfel Kulesi! Yani dünyanın en büyük kulesi gibi bir şey, 1000 kamyonu dizin arka arkaya...  Bizim iktidarımız diyor ki: ‘Bu muhalefet bu kulelerin hesabını verecek.’ Onlar da versinler, kim milletin malını çaldıysa hesabını versin! Ama bu fon rezaletine adı bulaşan, siyasi nüfuz kullanan, sizin yakınınızda duran, siyasi olarak atadığınız hâlde sorumluluklarını unutan, sensörleri kapatan kim varsa hepsine dokunun! Buna sebep olan sistemi de yeniden elden geçireceğiz. Herkes aklanacaksa AK Parti de aklansın, sistem de aklansın, herkes aklansın! Fonda dolandırıldığımız bahsekonu o para, bir milyon kişiye ev demek biliyor musunuz? Kentsel dönüşümü konuşuyor Bursa; şehit ailelerine ev yapmanız lazım, gazilere ev yapmanız lazım! Faizciye var, rantçıya var, haramzadeye var, yalana var, talana var; emekliye yok, çiftçiye yok, üreticiye yok! Bu devranı sonlandıracağız!

 

‘Güle güle’ demeye hazırlanıyoruz!

Devlet okulları özel okullardan daha kaliteli olacak! Özel okullara da denecek ki: ‘Devlet kadar kaliteliysen açabilirsin, ister misin?’ Memlekette çocuklarımız atanamıyorlar, ‘Telefon gelince hallederiz’ diyebilen bir siyasi irade var. O yüzden önce bu merkeze liyakati alacağınız, denetimi alacağınız bir sistem kuracağız; mülakatı kaldırıyoruz arkadaşlar! Sizi sandıkların başında millet bekliyor. Devran, nöbet değişim zamanıdır! Tevazuyla geldiniz, kibirle gidiyorsunuz. Tasarrufla geldiniz, israfla gidiyorsunuz. Nezaketle geldiniz, kabalıkla gidiyorsunuz. Memleketinize adaletle geldiniz, zulümle gidiyorsunuz. İstişareyle geldiniz, bağırarak, parmak sallayarak gidiyorsunuz. Ortak akılla geldiniz, ‘tek adam’ olmak mecburiyeti altında milletinize veda ediyorsunuz. Planla geldiniz, programsızlıkla gidiyorsunuz. Memleketin ümit ufkuna kuruldunuz, kabus oldunuz, gidiyorsunuz! O zaman size ‘Hoş geldiniz’ demiştik; şimdi gidiyorsunuz, ‘Güle güle’ demeye hazırlanıyoruz!”

 

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve martigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.