Cengiz Pansiyon
A PARTİ
Emin AYYILDIZ
Köşe Yazarı
Emin AYYILDIZ
 

Tarabya’nın Muhtarı mı Suçlu, Hizmet Getirmeyen Kurumlar mı?

Doğma büyüme Tarabyalıyım. Bu mahallenin sokaklarını, insanlarını, beklentilerini ve yıllardır dile getirilen sorunlarını yakından bilirim. Tarabya, Türkiye’nin sayılı varlıklı insanlarının ikamet ettiği bölgelerden biri olabilir. Ancak burada yaşayan herkesin ortak beklentisi aynı: Hak ettiği hizmeti almak. Peki, mahallede yapılmayan hizmetlerin hesabı neden doğrudan muhtardan soruluyor? 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde Tarabya Mahallesi Muhtarlığına Mehmet Kadir Reisoğlu seçildi. Kendisini yakından tanıyan biri olarak şunu söyleyebilirim: Sabahın ilk ışıklarından gecenin ilerleyen saatlerine kadar aradığınızda ulaşabileceğiniz, mahallelinin sorunlarıyla ilgilenen bir muhtardan söz ediyoruz.   Elbette Tarabya’da yaşayan vatandaşların yol, kaldırım, altyapı ve çevre düzenlemesi gibi konularda beklentileri var. Yapılmayan hizmetler nedeniyle sitem etmeleri de son derece doğal. Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken önemli bir ayrım var: Bir hizmetin yapılmamış olması, o hizmet için mücadele edilmediği anlamına gelmez.   Muhtarın sorumluluğu nerede başlıyor, nerede bitiyor?   Bir muhtar mahallesinin sorunlarını ilgili kurumlara iletir, taleplerin takipçisi olur ve çözüm için girişimlerde bulunur. Ancak her kurumun görev alanına giren hizmeti tek başına gerçekleştirme yetkisi ve imkânı yoktur. O hâlde soralım: Bir talep ilgili kuruma iletilmiş, gerekli girişimler yapılmış ancak sonuç alınamamışsa bunun sorumlusu kimdir? Talebi ileten muhtar mı, yoksa hizmeti yerine getirmekle yükümlü olduğu hâlde gerekli adımı atmayan kurum mu?   Muhtarlık, bütün kamu kurumlarının görevini üstlenmek değildir.   Bu nedenle Tarabya’da çözülemeyen sorunları değerlendirirken hangi hizmetin hangi kurumun sorumluluğunda olduğuna, muhtarın ne tür girişimlerde bulunduğuna ve taleplerin neden sonuçlandırılamadığına bakmak gerekir. Aksi hâlde asıl sorumlular gözden kaçarken bütün eleştiriler tek bir kişinin üzerinde toplanabilir.   Eleştiri elbette olsun, ama hakkaniyet de olsun!   Mehmet Kadir Reisoğlu eleştirilemez değildir. Her seçilmiş gibi o da vatandaşın taleplerine cevap vermek, çalışmalarını anlatmak ve görevini ne ölçüde yerine getirdiğini göstermek zorundadır. Ancak eleştirinin de bir ölçüsü olmalıdır. Beni rahatsız eden, Tarabya Muhtarı hizmet üretmiyormuş gibi bir algının oluşturulması ya da oluşturulmaya çalışılmasıdır. Bir muhtarın ulaşılabilir olması tek başına bütün sorunların çözüldüğü anlamına gelmez. Fakat vatandaşın derdiyle ilgilenmesi ve çözüm için çaba göstermesi de görmezden gelinmemelidir.   Bir kişiyi hedef göstermek kolaydır; asıl zor olan, hizmetin neden yapılamadığını ortaya koymak ve sorumlulardan hesap sormaktır.   Eğer bir kurum kendisine iletilen talebi karşılamıyorsa bunun nedeni açıklanmalıdır. Bir hizmet sürekli erteleniyorsa vatandaş bunun hesabını sorabilmelidir. Kamuoyu, yalnızca yapılmayan hizmetleri değil, neden yapılamadıklarını da bilmelidir.   Tarabya halkı tartışma değil, çözüm istiyor!   Tarabya yalnızca varlıklı insanların ikamet ettiği bir bölge değil; insanların evleri, hatıraları ve yaşam alanıdır. Mahallenin sorunları da orada yaşayan herkesin ortak meselesidir. Vatandaşın siyasi tartışmalara veya kişisel hesaplaşmalara değil, somut çözümlere ihtiyacı var. Beklentiler karşılanmalı, ilgili kurumlar sorumluluklarını yerine getirmeli ve muhtarın girişimleri de şeffaf biçimde değerlendirilmelidir. Ben doğma büyüme Tarabyalıyım. Mahallemin sorunlarının çözülmesini istiyorum. Bu nedenle ne yapılmayan hizmetlerin görmezden gelinmesini ne de sorumluluğun yanlış kişiye yüklenmesini doğru buluyorum.   Son sözüm açık: Tarabya’da yapılmayan hizmetler varsa hesabı sorulsun. Ancak hesap sorulacak doğru adres de bulunsun!   Mehmet Kadir Reisoğlu’nun çalışmaları somut sonuçlar üzerinden değerlendirilsin; aynı şekilde ilgili kurumların sorumlulukları da sorgulansın. Çünkü mesele bir muhtarın savunulmasından ibaret değil, Tarabya halkının hak ettiği hizmete kavuşmasıdır.   Asıl soru şu: Tarabya’da hizmetlerin neden yapılamadığını mı sorgulayacağız, yoksa sorumluluğu tek bir kişinin üzerine yıkarak gerçek sorunların üzerini mi örteceğiz?    
Ekleme Tarihi: 21 Ekim 2026 -Çarşamba

Tarabya’nın Muhtarı mı Suçlu, Hizmet Getirmeyen Kurumlar mı?

Doğma büyüme Tarabyalıyım. Bu mahallenin sokaklarını, insanlarını, beklentilerini ve yıllardır dile getirilen sorunlarını yakından bilirim. Tarabya, Türkiye’nin sayılı varlıklı insanlarının ikamet ettiği bölgelerden biri olabilir. Ancak burada yaşayan herkesin ortak beklentisi aynı: Hak ettiği hizmeti almak. Peki, mahallede yapılmayan hizmetlerin hesabı neden doğrudan muhtardan soruluyor?

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde Tarabya Mahallesi Muhtarlığına Mehmet Kadir Reisoğlu seçildi. Kendisini yakından tanıyan biri olarak şunu söyleyebilirim: Sabahın ilk ışıklarından gecenin ilerleyen saatlerine kadar aradığınızda ulaşabileceğiniz, mahallelinin sorunlarıyla ilgilenen bir muhtardan söz ediyoruz.

 

Elbette Tarabya’da yaşayan vatandaşların yol, kaldırım, altyapı ve çevre düzenlemesi gibi konularda beklentileri var. Yapılmayan hizmetler nedeniyle sitem etmeleri de son derece doğal. Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken önemli bir ayrım var: Bir hizmetin yapılmamış olması, o hizmet için mücadele edilmediği anlamına gelmez.

 

Muhtarın sorumluluğu nerede başlıyor, nerede bitiyor?

 

Bir muhtar mahallesinin sorunlarını ilgili kurumlara iletir, taleplerin takipçisi olur ve çözüm için girişimlerde bulunur. Ancak her kurumun görev alanına giren hizmeti tek başına gerçekleştirme yetkisi ve imkânı yoktur.

O hâlde soralım: Bir talep ilgili kuruma iletilmiş, gerekli girişimler yapılmış ancak sonuç alınamamışsa bunun sorumlusu kimdir? Talebi ileten muhtar mı, yoksa hizmeti yerine getirmekle yükümlü olduğu hâlde gerekli adımı atmayan kurum mu?

 

Muhtarlık, bütün kamu kurumlarının görevini üstlenmek değildir.

 

Bu nedenle Tarabya’da çözülemeyen sorunları değerlendirirken hangi hizmetin hangi kurumun sorumluluğunda olduğuna, muhtarın ne tür girişimlerde bulunduğuna ve taleplerin neden sonuçlandırılamadığına bakmak gerekir. Aksi hâlde asıl sorumlular gözden kaçarken bütün eleştiriler tek bir kişinin üzerinde toplanabilir.

 

Eleştiri elbette olsun, ama hakkaniyet de olsun!

 

Mehmet Kadir Reisoğlu eleştirilemez değildir. Her seçilmiş gibi o da vatandaşın taleplerine cevap vermek, çalışmalarını anlatmak ve görevini ne ölçüde yerine getirdiğini göstermek zorundadır.

Ancak eleştirinin de bir ölçüsü olmalıdır.

Beni rahatsız eden, Tarabya Muhtarı hizmet üretmiyormuş gibi bir algının oluşturulması ya da oluşturulmaya çalışılmasıdır. Bir muhtarın ulaşılabilir olması tek başına bütün sorunların çözüldüğü anlamına gelmez. Fakat vatandaşın derdiyle ilgilenmesi ve çözüm için çaba göstermesi de görmezden gelinmemelidir.

 

Bir kişiyi hedef göstermek kolaydır; asıl zor olan, hizmetin neden yapılamadığını ortaya koymak ve sorumlulardan hesap sormaktır.

 

Eğer bir kurum kendisine iletilen talebi karşılamıyorsa bunun nedeni açıklanmalıdır. Bir hizmet sürekli erteleniyorsa vatandaş bunun hesabını sorabilmelidir. Kamuoyu, yalnızca yapılmayan hizmetleri değil, neden yapılamadıklarını da bilmelidir.

 

Tarabya halkı tartışma değil, çözüm istiyor!

 

Tarabya yalnızca varlıklı insanların ikamet ettiği bir bölge değil; insanların evleri, hatıraları ve yaşam alanıdır. Mahallenin sorunları da orada yaşayan herkesin ortak meselesidir.

Vatandaşın siyasi tartışmalara veya kişisel hesaplaşmalara değil, somut çözümlere ihtiyacı var. Beklentiler karşılanmalı, ilgili kurumlar sorumluluklarını yerine getirmeli ve muhtarın girişimleri de şeffaf biçimde değerlendirilmelidir.

Ben doğma büyüme Tarabyalıyım. Mahallemin sorunlarının çözülmesini istiyorum. Bu nedenle ne yapılmayan hizmetlerin görmezden gelinmesini ne de sorumluluğun yanlış kişiye yüklenmesini doğru buluyorum.

 

Son sözüm açık: Tarabya’da yapılmayan hizmetler varsa hesabı sorulsun. Ancak hesap sorulacak doğru adres de bulunsun!

 

Mehmet Kadir Reisoğlu’nun çalışmaları somut sonuçlar üzerinden değerlendirilsin; aynı şekilde ilgili kurumların sorumlulukları da sorgulansın.

Çünkü mesele bir muhtarın savunulmasından ibaret değil, Tarabya halkının hak ettiği hizmete kavuşmasıdır.

 

Asıl soru şu: Tarabya’da hizmetlerin neden yapılamadığını mı sorgulayacağız, yoksa sorumluluğu tek bir kişinin üzerine yıkarak gerçek sorunların üzerini mi örteceğiz?

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve martigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.