Darüşşafaka
A PARTİ

Nigar Ayyıldız: 150 bine yakın psikolog var, ancak meslekî güvence yok

Gündem 11.05.2026 - 00:25, Güncelleme: 11.05.2026 - 00:30
 

Nigar Ayyıldız: 150 bine yakın psikolog var, ancak meslekî güvence yok

Nigâr Ayyıldız, Türkiye’de psikologların sadece danışmanlık hizmeti sunan meslek mensupları olarak değerlendirilmesinin büyük bir eksiklik olduğunu belirtti.

Anahtar Parti MYK Üyesi Nigâr Ayyıldız 10 Mayıs Dünya Psikologlar Günü sebebiyle yaptığı açıklamada, Türkiye’de psikologların sadece danışmanlık hizmeti sunan meslek mensupları olarak değerlendirilmesinin büyük bir eksiklik olduğunu belirterek, psikologluk mesleğinin kamusal niteliğine dikkat çekti. Ayyıldız açıklamasında, psikologların çocuk gelişiminden aile içi krizlere, bağımlılıkla mücadeleden afet sonrası psikososyal destek çalışmalarına, adlî süreçlerden yaşlılık hizmetlerine kadar toplumun en hassas alanlarında görev üstlendiğini, buna rağmen psikologluk mesleğinin, Türkiye’de hâlâ hak ettiği yasal güvenceye, kurumsal statüye ve toplumsal itibara sahip olmadığını söyledi.   “150 bine yakın psikolog var, ancak meslekî güvence yok” Türk Psikologlar Derneği’nin 2025 verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 150 bine yakın psikolog bulunduğunu, üniversitelerdeki 166 psikoloji bölümünden her yıl yaklaşık 13 bin yeni mezun verildiğini hatırlatan Ayyıldız, artan mezun sayısına rağmen psikologların ciddi yapısal sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtti.   Ayyıldız açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: “Yetersiz kamu kadroları, belirsiz meslekî sınırlar, sınırlı istihdam olanakları ve yasal tanınırlık eksikliği yalnızca psikologların değil, nitelikli ruh sağlığı hizmetlerine erişemeyen toplumun da sorunudur.”   “Deprem sonrası süreç toplumun psikolojik desteğe olan ihtiyacını açıkça gösterdi” 6 Şubat depremleri sonrasında psikologlar tarafından 26 binden fazla deprem mağduruna psikososyal destek sunulduğunu hatırlatan Ayyıldız, bu tablonun toplumun ruh sağlığı hizmetlerine ne kadar büyük ihtiyaç duyduğunu ortaya koyduğunu söyledi.   “Psikologlar toplumun en zor zamanlarında sahada görev alırken, kendi meslekî hakları söz konusu olduğunda yeterli yasal korumadan mahrum bırakılmaktadır” ifadelerini kullanan Ayyıldız, psikologluk mesleğinin görev alanlarını, etik sorumluluklarını ve çalışma koşullarını açık biçimde düzenleyen kapsamlı bir Psikologlar Meslek Yasası’nın artık zorunluluk hâline geldiğini belirtti.   “Sorun, klinik psikologlara haklarının geç kalmış kısmi iadesi değildir.” 29 Mart 2025 tarihli yönetmeliğin psikologluk mesleği açısından ciddi tartışmalar doğurduğunu ifade eden Ayyıldız, ihtiyaç duyulan şeyin, psikologlara sınırlı ve parçalı yetkiler tanıyan düzenlemeler olmadığını, psikoloji lisans mezuniyetiyle kazanılan psikolog ünvanını mesleki ehliyetin temel zemini olarak kabul eden kapsamlı bir Psikologlar Meslek Yasası olduğunu söyledi.   Ayyıldız açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Psikoloji; adlî psikoloji, sağlık psikolojisi, bağımlılık psikolojisi, gelişim psikolojisi, nöropsikoloji, spor psikolojisi, endüstri ve örgüt psikolojisi, afet ve travma psikolojisi ve toplum ruh sağlığı gibi çok sayıda uzmanlık alanını kapsayan geniş bir bilimsel disiplindir. Bir meslek yetkinliği, esas olarak o mesleğe ilişkin lisans öğrenimiyle kazanılır. Yüksek lisans öğrenimi ise belirli bir alanda uzmanlaşmanın ilk basamağıdır. Bu çerçevede psikoloji lisans mezuniyetiyle kazanılan psikolog ünvanının meslek icrası bakımından yok sayılması kabul edilebilir değildir.”   “Mesleki ilerleme ekonomik ayrıcalığa bağlı hâle geldi” Klinik psikoloji yüksek lisans programlarına erişimde de ciddi fırsat eşitsizlikleri bulunduğunu belirten Ayyıldız, devlet üniversitelerindeki sınırlı kontenjanların ve vakıf üniversitelerindeki yüksek ücretlerin yeni mezun psikologlar açısından önemli bir engel oluşturduğunu söyledi. “Bugünkü yapı, meslekî gelişimi bilimsel yeterlilikten çok ekonomik imkânlarla ilişkilendirir hâle getirmiştir” diyen Ayyıldız, psikoloji eğitiminde kalite, akreditasyon, süpervizyon ve istihdam planlamasının yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.   “İyileşme yalnızca bireysel değil, kamusal bir sorumluluktur.” Psikologluk mesleğinin bütüncül bir yasal zemine kavuşturulması gerektiğini belirten Ayyıldız, açıklamasında yapılması önemli görülen çalışmaları sıraladı: “Psikologlar Meslek Yasası ivedilikle çıkarılmalıdır. Psikologların örgütlenmesinin önü açılmalıdır. Klinik psikoloji dışındaki uzmanlık alanları meslekî düzenlemelerde görünür hâle getirilmelidir. Kamu kurumlarında psikolog istihdamı artırılmalıdır. Psikoloji eğitiminin niteliği ve akreditasyon süreçleri bilimsel standartlara göre yeniden yapılandırılmalıdır. Kazanılmış hakları koruyan hakkaniyetli geçiş modelleri oluşturulmalıdır. Böylece hem psikologların öğrenimleri doğrultusunda yetkinlik kazandıkları mesleklerinin icrası hem de toplumun ihtiyaç duyduğu nitelikli ruh sağlığı hizmetine erişiminin önündeki engeller kaldırılabilir. Bu vesile ile iyileşmenin aynı zamanda kamusal bir sorumluluk olduğunu yetkililere hatırlatan tüm psikologlarımızın Dünya Psikologlar Günü’nü kutlarım.”      
Nigâr Ayyıldız, Türkiye’de psikologların sadece danışmanlık hizmeti sunan meslek mensupları olarak değerlendirilmesinin büyük bir eksiklik olduğunu belirtti.

Anahtar Parti MYK Üyesi Nigâr Ayyıldız 10 Mayıs Dünya Psikologlar Günü sebebiyle yaptığı açıklamada, Türkiye’de psikologların sadece danışmanlık hizmeti sunan meslek mensupları olarak değerlendirilmesinin büyük bir eksiklik olduğunu belirterek, psikologluk mesleğinin kamusal niteliğine dikkat çekti.

Ayyıldız açıklamasında, psikologların çocuk gelişiminden aile içi krizlere, bağımlılıkla mücadeleden afet sonrası psikososyal destek çalışmalarına, adlî süreçlerden yaşlılık hizmetlerine kadar toplumun en hassas alanlarında görev üstlendiğini, buna rağmen psikologluk mesleğinin, Türkiye’de hâlâ hak ettiği yasal güvenceye, kurumsal statüye ve toplumsal itibara sahip olmadığını söyledi.

 

“150 bine yakın psikolog var, ancak meslekî güvence yok”

Türk Psikologlar Derneği’nin 2025 verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 150 bine yakın psikolog bulunduğunu, üniversitelerdeki 166 psikoloji bölümünden her yıl yaklaşık 13 bin yeni mezun verildiğini hatırlatan Ayyıldız, artan mezun sayısına rağmen psikologların ciddi yapısal sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtti.

 

Ayyıldız açıklamasında şu değerlendirmede bulundu:

“Yetersiz kamu kadroları, belirsiz meslekî sınırlar, sınırlı istihdam olanakları ve yasal tanınırlık eksikliği yalnızca psikologların değil, nitelikli ruh sağlığı hizmetlerine erişemeyen toplumun da sorunudur.”

 

“Deprem sonrası süreç toplumun psikolojik desteğe olan ihtiyacını açıkça gösterdi”

6 Şubat depremleri sonrasında psikologlar tarafından 26 binden fazla deprem mağduruna psikososyal destek sunulduğunu hatırlatan Ayyıldız, bu tablonun toplumun ruh sağlığı hizmetlerine ne kadar büyük ihtiyaç duyduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

 

“Psikologlar toplumun en zor zamanlarında sahada görev alırken, kendi meslekî hakları söz konusu olduğunda yeterli yasal korumadan mahrum bırakılmaktadır” ifadelerini kullanan Ayyıldız, psikologluk mesleğinin görev alanlarını, etik sorumluluklarını ve çalışma koşullarını açık biçimde düzenleyen kapsamlı bir Psikologlar Meslek Yasası’nın artık zorunluluk hâline geldiğini belirtti.

 

“Sorun, klinik psikologlara haklarının geç kalmış kısmi iadesi değildir.”

29 Mart 2025 tarihli yönetmeliğin psikologluk mesleği açısından ciddi tartışmalar doğurduğunu ifade eden Ayyıldız, ihtiyaç duyulan şeyin, psikologlara sınırlı ve parçalı yetkiler tanıyan düzenlemeler olmadığını, psikoloji lisans mezuniyetiyle kazanılan psikolog ünvanını mesleki ehliyetin temel zemini olarak kabul eden kapsamlı bir Psikologlar Meslek Yasası olduğunu söyledi.

 

Ayyıldız açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Psikoloji; adlî psikoloji, sağlık psikolojisi, bağımlılık psikolojisi, gelişim psikolojisi, nöropsikoloji, spor psikolojisi, endüstri ve örgüt psikolojisi, afet ve travma psikolojisi ve toplum ruh sağlığı gibi çok sayıda uzmanlık alanını kapsayan geniş bir bilimsel disiplindir. Bir meslek yetkinliği, esas olarak o mesleğe ilişkin lisans öğrenimiyle kazanılır. Yüksek lisans öğrenimi ise belirli bir alanda uzmanlaşmanın ilk basamağıdır. Bu çerçevede psikoloji lisans mezuniyetiyle kazanılan psikolog ünvanının meslek icrası bakımından yok sayılması kabul edilebilir değildir.”

 

“Mesleki ilerleme ekonomik ayrıcalığa bağlı hâle geldi”

Klinik psikoloji yüksek lisans programlarına erişimde de ciddi fırsat eşitsizlikleri bulunduğunu belirten Ayyıldız, devlet üniversitelerindeki sınırlı kontenjanların ve vakıf üniversitelerindeki yüksek ücretlerin yeni mezun psikologlar açısından önemli bir engel oluşturduğunu söyledi.

“Bugünkü yapı, meslekî gelişimi bilimsel yeterlilikten çok ekonomik imkânlarla ilişkilendirir hâle getirmiştir” diyen Ayyıldız, psikoloji eğitiminde kalite, akreditasyon, süpervizyon ve istihdam planlamasının yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.

 

“İyileşme yalnızca bireysel değil, kamusal bir sorumluluktur.”

Psikologluk mesleğinin bütüncül bir yasal zemine kavuşturulması gerektiğini belirten Ayyıldız, açıklamasında yapılması önemli görülen çalışmaları sıraladı:

“Psikologlar Meslek Yasası ivedilikle çıkarılmalıdır. Psikologların örgütlenmesinin önü açılmalıdır. Klinik psikoloji dışındaki uzmanlık alanları meslekî düzenlemelerde görünür hâle getirilmelidir. Kamu kurumlarında psikolog istihdamı artırılmalıdır. Psikoloji eğitiminin niteliği ve akreditasyon süreçleri bilimsel standartlara göre yeniden yapılandırılmalıdır. Kazanılmış hakları koruyan hakkaniyetli geçiş modelleri oluşturulmalıdır. Böylece hem psikologların öğrenimleri doğrultusunda yetkinlik kazandıkları mesleklerinin icrası hem de toplumun ihtiyaç duyduğu nitelikli ruh sağlığı hizmetine erişiminin önündeki engeller kaldırılabilir. Bu vesile ile iyileşmenin aynı zamanda kamusal bir sorumluluk olduğunu yetkililere hatırlatan tüm psikologlarımızın Dünya Psikologlar Günü’nü kutlarım.”

 

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve martigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.