Darüşşafaka
A PARTİ

Depremin psikolojik etkilerinin azaltılması için neler yapılmalı?

Sağlık 05.02.2026 - 17:46, Güncelleme: 05.02.2026 - 17:46
 

Depremin psikolojik etkilerinin azaltılması için neler yapılmalı?

6 Şubat 2023’te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 3 yıl geçmiş olmasına rağmen yaşanan ve yaşanmakta olan acılar tazeliğini hâlâ koruyor.

Central Hospital’dan Klinik Psikolog Dila Teksin bu süreçte güçlü olmanın her zaman yeterli olamayacağını söyleyerek, “Üzüntü, kaygı bastırıldığında bedensel ve ruhsal sorunlar daha da artar. Bu nedenle bol bol konuşmak, duyguları paylaşmak çok önemli” diyor. Depremler hafızalara oldukça acı bir şekilde kazındı. Can kayıpları, maddi zararlar rakamlara yansısa da depremin psikolojik etkilerini sayılarla ölçmek imkânsız. Deprem sonrasında yaşanan korku, kaygı ve belirsizlikler ise olay anıyla sınırlı kalmıyor, yıllar geçse de unutmak zorlaşıyor. Ama uzmanlara göre bu tepkiler bir zayıflık olarak görülmemeli... Zira deprem ani ve kontrol edilemeyen bir olay olduğu için kişilerin yaşadığı travmalar oldukça doğal.   Central Hospital’dan Klinik Psikolog Dila Teksin   Psikolojik etkileri devam ediyor Central Hospital’dan Klinik Psikolog Dila Teksin’e göre depremin fiziksel zararları görülse de psikolojik etkileri fark edilemeyebilir. Bu durumda bireylerin hayata karşı sağlıklı uyum sergileyebilmesi zorlaşabilir. Depremi yaşayanlar arasında, sürekli tetikte olma, ufak seslerde bile irkilme, hep olay anını tekrar yaşama ve uyku sorunları yıllarca devam edebilir. “Güçlü olmak her zaman yeterli değildir” diyen Psikolog Dila Teksin bastırılan korku ve kaygıların zamanla bedeni ele geçirdiğini ve ani öfke patlamalarına neden olduğunu söylüyor. Bu nedenle duyguları açığa çıkarabilmek iyileşme sürecinin en önemli etkenleri arasında yer alıyor.   Duyguları paylaşmak önemli Bu süreçte en sık karşılaşılan duygu ise olay anını tekrar yaşamak…. Bunun olması durumunda yapılması gerekenler arasında duyguların anlatılması, rutinlerin korunması ve kendine zaman tanınması yer alıyor. “Üzüntü, kaygı bastırıldığında bedensel ve ruhsal sorunlar daha da artıyor. Bu nedenle bol bol konuşmak, duyguları paylaşmak önemli. Uyku düzeni, beslenme ve sosyal paylaşımların devam etmesi psikolojik rahatlamayı sağlıyor. Aynı zamanda travmalar hemen atlatılamadığı için sakin olmak ve sabırlı davranmak bu süreci yönetmenizi kolaylaştıracaktır” diyen Psikolog Teksin, deprem sonrası yaşanan psikolojik tepkiler azalmazsa, aylarca uyku ve iştah kaybı, asosyalleşme devam ederse uzman desteği almayı öneriyor.    
6 Şubat 2023’te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 3 yıl geçmiş olmasına rağmen yaşanan ve yaşanmakta olan acılar tazeliğini hâlâ koruyor.

Central Hospital’dan Klinik Psikolog Dila Teksin bu süreçte güçlü olmanın her zaman yeterli olamayacağını söyleyerek, “Üzüntü, kaygı bastırıldığında bedensel ve ruhsal sorunlar daha da artar. Bu nedenle bol bol konuşmak, duyguları paylaşmak çok önemli” diyor.

Depremler hafızalara oldukça acı bir şekilde kazındı. Can kayıpları, maddi zararlar rakamlara yansısa da depremin psikolojik etkilerini sayılarla ölçmek imkânsız.

Deprem sonrasında yaşanan korku, kaygı ve belirsizlikler ise olay anıyla sınırlı kalmıyor, yıllar geçse de unutmak zorlaşıyor. Ama uzmanlara göre bu tepkiler bir zayıflık olarak görülmemeli... Zira deprem ani ve kontrol edilemeyen bir olay olduğu için kişilerin yaşadığı travmalar oldukça doğal.

 

Central Hospital’dan Klinik Psikolog Dila Teksin

 

Psikolojik etkileri devam ediyor

Central Hospital’dan Klinik Psikolog Dila Teksin’e göre depremin fiziksel zararları görülse de psikolojik etkileri fark edilemeyebilir. Bu durumda bireylerin hayata karşı sağlıklı uyum sergileyebilmesi zorlaşabilir. Depremi yaşayanlar arasında, sürekli tetikte olma, ufak seslerde bile irkilme, hep olay anını tekrar yaşama ve uyku sorunları yıllarca devam edebilir.

“Güçlü olmak her zaman yeterli değildir” diyen Psikolog Dila Teksin bastırılan korku ve kaygıların zamanla bedeni ele geçirdiğini ve ani öfke patlamalarına neden olduğunu söylüyor. Bu nedenle duyguları açığa çıkarabilmek iyileşme sürecinin en önemli etkenleri arasında yer alıyor.

 

Duyguları paylaşmak önemli

Bu süreçte en sık karşılaşılan duygu ise olay anını tekrar yaşamak…. Bunun olması durumunda yapılması gerekenler arasında duyguların anlatılması, rutinlerin korunması ve kendine zaman tanınması yer alıyor. “Üzüntü, kaygı bastırıldığında bedensel ve ruhsal sorunlar daha da artıyor. Bu nedenle bol bol konuşmak, duyguları paylaşmak önemli.

Uyku düzeni, beslenme ve sosyal paylaşımların devam etmesi psikolojik rahatlamayı sağlıyor. Aynı zamanda travmalar hemen atlatılamadığı için sakin olmak ve sabırlı davranmak bu süreci yönetmenizi kolaylaştıracaktır” diyen Psikolog Teksin, deprem sonrası yaşanan psikolojik tepkiler azalmazsa, aylarca uyku ve iştah kaybı, asosyalleşme devam ederse uzman desteği almayı öneriyor.

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve martigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.