Ergenlikten yetişkinliğe: Diyabet yaşı neden bu kadar düştü?
Günümüzde diyabet artık yalnızca ileri yaşların hastalığı değil. Son yıllarda, ergenlik dönemindeki çocuklardan üniversiteye yeni başlamış genç yetişkinlere kadar geniş bir yaş grubunda, özellikle Tip 2 Diyabet ve insülin direnci tanılarının arttığı görülüyor. Bu durum, genellikle genetik bir yatkınlıkla birlikte yaşam tarzı faktörlerinin tetiklemesiyle ortaya çıkan bir metabolizma yorgunluğudur.
Batıgöz Balçova Cerrahi Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Füsun Topçugil erken yaş diyabetinin hafife alınmaması gereken ciddi bir metabolik problem olduğunu vurgulayarak, “Gençlerde diyabetin başlaması, vücudun uzun yıllar boyunca yüksek kan şekeri yüküyle yaşaması anlamına gelir. Bu da ilerleyen yaşlarda çok daha erken dönemde komplikasyon riskini artırabilir.”
Batıgöz Balçova Cerrahi Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Füsun Topçugil
Yorgunluk sanılan durum diyabet işareti olabilir
Erken yaş diyabetinde en büyük sorun, belirtilerin çoğu zaman gözden kaçmasıdır. Bir genç sürekli halsiz olduğunu, ders çalışırken odaklanamadığını ya da açlık nedeniyle sık sık bir şeyler yeme ihtiyacı hissettiğini normal kabul edebilir. Ancak Uzm. Dr. Füsun Topçugil bu tabloyu dikkatle değerlendirmek gerektiğini belirtiyor.
Gün içinde enerji dalgalanmaları, yemekten sonra ağır bir yorgunluk çökmesi, istemsiz kilo verme ve gece idrar kaçırma… Birçoğu gençler tarafından sınav stresi ya da uykusuzluk olarak yorumlansa da, aslında vücudun metabolik dengesinin bozulmaya başladığının ilk sessiz işaretçileri olabilir.
“Belirtiler hafif seyrettiğinde aileler çoğu zaman bunun bir sağlık sinyali olduğunu fark etmiyor. Gençlerin şikayet diye dile getirmediği birçok küçük belirti, erken dönem diyabetin habercisi olabilir.”
İnsülin direnci erken yaşta başladığında metabolizma kolay yoruluyor
Diyabetin temelini oluşturan süreç, hücrelerin insülin hormonuna yanıt verme kapasitesinin düşmesidir. Genç yaşta insülin direnci geliştiğinde, vücut şekeri hücre içine sokmak için daha fazla insülin üretmeye başlar. Pankreasın bu tempoya uzun süre dayanması ise mümkün değildir.
“Erken yaşta başlayan insülin direnci, metabolizmanın yıllar içinde daha kolay yorulması anlamına gelir. Pankreasın aşırı insülin üretimi nedeniyle tükenmesi, Tip 2 diyabete geçişin anahtarıdır. Bu durum yalnızca şeker dengesini değil, damar ve hormonal sistemi de etkileyen zincirleme bir reaksiyon yaratır.”
Aslında bu noktadan sonra yalnızca açlık-tokluk döngüsü değişmez; uyku düzeni, iştah, ruh hali ve hatta boyun ve koltuk altlarında koyu cilt lekeleri (Akantozis Nigrikans) gibi cilt sağlığı bile etkilenmeye başlayabilir.
Göz sağlığından kalp-damar sistemine uzanan bir zincir
Erken yaş diyabeti yalnızca kan şekerini ilgilendiren bir durum değildir; vücudun tamamını etkileyen biyokimyasal bir süreçtir. Yüksek kan şekeri zaman içinde damar yapısını etkileyerek kalp-damar sağlığı için risk oluşturabilir. Gözde bulanık görme, sık baş ağrısı ya da geceleri bacaklarda uyuşma gibi şikayetlerin arkasında bile diyabetin erken etkileri bulunabilir.
Uzm. Dr. Füsun Topçugil özellikle gençlerde retinanın bu süreçten erken dönemde etkilenebileceğine dikkat çekiyor,
“Diyabet erken yaşta başladığında, göz damarları gibi hassas yapılar yıllar içinde çok daha hızlı etkilenebilir. Bu nedenle gençlerde düzenli göz ve kan tahlili kontrolleri ihmal edilmemelidir.”
Böbrek fonksiyonlarının uzun vadede yük altında kalması veya sinir uçlarında hassasiyet gelişmesi de genç yaş diyabetinin ilerleyen dönemlerde yarattığı önemli etkilerden bazılarıdır.
Hızlı çözümler yerine bilinçli bir yaşam tarzı gerekiyor
Sosyal medyada sıkça rastlanan “şekeri bir haftada bırak”, “3 günde metabolizmayı sıfırla” gibi söylemler gençler arasında ilgi çekici görünse de, gerçeği yansıtmıyor. Diyabetin yönetimi geçici çözümlerle değil, süreklilik gerektiren bir yaşam alışkanlığıyla mümkündür.
Diyabet, kısa vadeli diyetlerle çözülecek bir durum değildir. Sağlık, hızlı sonuçların değil, istikrarlı ve bilinçli adımların toplamıdır.
Beslenme, egzersiz, uyku düzeni ve stres yönetiminin birlikte düzenlenmesi, gençlerin metabolik sağlığını korumak için temel gerekliliklerdir.
Ailelere ve Gençlere Tavsiyeler:
• Kan Tahlili: Erken belirtiler varsa veya ailede diyabet öyküsü bulunuyorsa, sadece açlık kan şekerine değil, son 3 aylık şeker ortalamasını gösteren HbA1c (glikozillenmiş hemoglobin) ve Açlık İnsülin seviyelerine bakılmalıdır.
• Hareket: Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik egzersiz (tempolu yürüyüş, koşu vb.) planlanmalıdır.
• Uyku: Ergenlik döneminde bile 7-9 saatlik kaliteli uyku, insülin duyarlılığı için kritik öneme sahiptir.
• Beslenme: Paketlenmiş, işlenmiş ve şeker ilaveli gıdalar yerine tam tahıllar, sebze ve sağlıklı proteinler tercih edilmelidir.
Uzm. Dr. Füsun Topçugil’in kapanış uyarısı ise bütün tabloyu özetliyor,
“Genç yaşta başlayan diyabet, hayatın ilerleyen yıllarına taşınacak uzun bir yolculuktur. Ama bilinçli bir yönetimle bu yolculuk sağlıklı ilerleyebilir. Önemli olan, vücudun verdiği küçük sinyalleri görmezden gelmemektir.”