İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
871 yıla kadar hapsi isteniyor!
871 yıla kadar hapsi isteniyor!
Haber Detayı
22 Ağustos 2019 - Perşembe 21:24
 
“ŞÜKRÜ GENÇ BEN SANA NE YAPTIM?”
Tarabyalı müzisyen Ahmet Girgin, Sarıyer Belediyesi’ne müracaat ettiğini, işe alındığını fakat bir kaç gün sonra Serdar Sarıakçalı tarafından “Sosyal medyanı inceledik, sen bize göre değilsin” diyerek işten çıkarıldığını söyledi.
GÜNDEM Haberi
“ŞÜKRÜ GENÇ BEN SANA NE YAPTIM?”

Ahmet Girgin, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’ten Tarabya halkı olarak bir takım istekleri olduğunu ama Belediye Başkanı’nın söz verdiği halde hiç birini yerine getirmediğini söyledi.

Sarıyer Belediyesi tarafından nasıl işe alındınız?

Seçimler bitmişti, Tarabyaüstü top sahasında bir iftarımız vardı. Ben orada Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç Bey’e istekte bulundum. Ses teknisyeni olarak benim ismimi yazdırdı. Bir gün sonra beni Belediye’den aradılar. Yazılmışsınız sizi görmek istiyoruz dediler. Gittim orada İşletme ve İştirakler Müdürü Mehmet bey vardı oturduk konuştuk her şey tamamdı. Daha sonra gazetede SARBEL diye bir ilan çıkacağını bu ilan çıkınca tekrar müracaat etmemi söylediler. Ben çıkarken Mehmet Bey beni aradı “Bu ilan çıkmıştır. Gel buraya formunu doldur” dedi. Gittim formumu doldurdum. Birkaç gün sonra Mehmet Bey aradı “Ahmetcim zaten işe alındın, Rauf Denktaş Kültür Merkezi’ne gel burada bir iş var bunu bitir” dedi. Ben de tonmayster olarak gittim oradaki işi bitirdim.

Peki bu işe girmenin akabinde ne oldu da işten çıkarıldınız?

Ertesi gün çağırdılar tekrar gittik ben bir kişiydim 5-6 kişi olmuşuz. Herkes müracaat etmiş ilana. Serdar Sarıakçalı ve Hüseyin Coşkun bir odada oturuyorlardı. İlk önce ben çıktım karşılarına. Bizim doldurduğumuz formlar ellerinde. Hüseyin Coşkun “Hoşgeldin yeğenim, nasılsın?” diye karşıladı beni. Bu arada formlar elden ele gezdi. Serdar Sarıakçalı “Sosyal medyanı inceledik, sen bize göre değilsin” dedi. Hüseyin Coşkun hiç ses çıkarmıyor. Serdar bana çık dedi. Tamam beni almayın, almak zorunda da değilsiniz. “Bize göre değilsin!” Size göre olmam için ne yapmam lazım? PKK bayrağını alıp sallamam mı lazım ya da Sarıyer’deki HDP’lilerle olmam mı lazım? Onların sorduğu bir sürü soru oldu. Ben Rauf Denktaş Kültür Merkezi’ni gezdim, bütün cihazları kontrol ettim, orada bir iş yaptım. Adam yoktu Mehmet Bey beni çağırdı ben onların işlerini de yaptım. Birden bire bana “Seni istemiyoruz” dediler.

Sanırım bu olaylar zinciri eviniz ile devam etti. Bundan da bahsedebilir misiniz?

Bu olaylardan sonra evime giremiyorum. Yan bina ile giriş yerimiz aynı olduğundan yan bina mahkemeye vermiş. Her tarafa zincir vurmuşlar. Evime gittim giriş yok. Her tarafa zincirli. Ben şunu soruyorum insanlara “Ben bu kadar kötü müyüm? Ben size ne yaptım? Şükrü Genç ben sana ne yaptım? Hüseyin Coşkun ben seninle yemek yiyip su içmişim. Ayıptır, benim evimi niye kapatıyorsunuz? Evime giremiyorum şu anda.

İşten çıkartılmanız ve hemen peşinden evine girememeniz planlı mı yapıldı?

Tabi ki hepsi planlı.

Mahkeme kararı var mı?

Daha önceden gelmiş. Girişi kapattın, yan tarafı da kapattın. Eve nasıl gideceğim ben? Evime bir şekilde girmek zorundayım. Fotoğraf çektiğimizde evime nasıl giremediğimi siz göreceksiniz.

Sarıyer Belediyesi’ne ne söylemek istersini?

Siz Sarıyer Belediyesi olarak beni işten kovdunuz. Kovun kardeşim önemli değil. Sizin beni işe almanıza gerek yok. Sayın Hüseyin Coşkun beni çok iyi tanıyan bana ‘Yeğenim, kardeşim’ diyen bir insan. Ben ülkücüyüm, ben milliyetçi bir adamım. Evimin yolunu da kapatsalar, suyumu da kesseler, elektriğimi de kesseler benim için farkeden bir şey yok. Hepsini bir kenara bırakalım, Başkan seni çağırıyor diyorlar karşılarına çıkıyoruz bana dedikleri kelime “Sen bizden değilsin”. Hayırdır başkanım ben size ne yaptım?

Bu konuşulanlar iş tecrübesiyle mi alakalı?

Bunun iş tecrübesiyle alakası yok. Orada 4 tane tonmayster var. Belediye’nin cihazlarını dışarı çıkarıp iş yaptıklarını biliyorum. Belediye’nin kayıtlı cihazlarını dışarı çıkarıp kendi özel işlerini yapıyorlar. (Kolundaki 3 hilal bayrağı göstererek) Her halde bunu gördüler.

Önce ki dönem tonmayster ilanı verdiler. Gittim müracaat ettim, 2 gün sonra Hüseyin Coşkun kayınbiraderini işe aldı. Bizim işimiz teknik, bizim işimiz ses, bizim işimiz ışık. Kendi kayınbiraderi ne sesten ne ışıktan anlar. Hüseyin Coşkun getirdi koydu onu oraya. Yine bir şey demedim. Ama bizi de bu kadar ezmenize gerek yok.

Gelelim bir başka konuya. Seçimlerden önce müracaat etmiştik, buraya ezan sesi gelmiyor diye. Tarabya top sahasının oraya bir direk koyalım dedik “Tamam” dediler bize. Üç kere gittik dışarı atıldık, dedik ki bu böyle olmuyor aramızda üç bin TL para topladık. Bir direk diktik 3 hoparlör ve bir verici aldık üç bin TL para verdik. “Ezan sesini duyuyoruz” diye dua eden insanlar var. Ben bu ezan sesini buraya duyurursam sen oy alamayacaksın. Allah’ın izniyle ezan sesini duyuyor halkımız. Tarabya muhtar vekili olarak bunu sizden istedim. Neden yapmadınız bunu? Aramızda para topladık oraya direği biz diktik.

Bu konuyla ilgili Belediye’de kimden istekte bulundunuz?

Biz Şükrü Genç’in kendisinden istekte bulunduk. Şükrü Genç iftara geldi. Kendisini aldık spor kulübüne götürdük. Eksiklerimiz vardı isteklerde bulunduk. Dedik ki halı sahanın yan telleri yıpranmış, çocukların ayakları takılıyor, ayakları yırtılıyor. Teller deforme olmuş. 9, 10, 11, 12 yaşlarında çocukları başka yollara başvurmasınlar diye futbola adapte etmeye çalışıyoruz. Başkan yaptıracağım diye bana söz verdi. Bana verdiği hiç bir sözü tutmadı. Ben Şükrü Genç’e yine bir şey demiyorum. Şükrü Genç bir bakıyorsun kafasını alıp gidiyor Karadeniz turuna. Sarıyer Belediyesi’nde bir milyon tane eksik var, Şebinkarahisar Belediyesi’nde üç tane eksik var gidip önce onu yapıyor.

Kaynak: Editör: Emin Ayyıldız
Etiketler: “ŞÜKRÜ, GENÇ, BEN, SANA, NE, YAPTIM?”,
Yorumlar
Haber Yazılımı