• TL
  • TL
  • TL

“Bütün taksiciler şu anda “Başkan böyleyse taksici de böyle olur” diye yargılanıyor”

“Bütün taksiciler şu anda “Başkan böyleyse taksici de böyle olur” diye yargılanıyor”

 

Geçtiğimiz günlerde taksicilik sektörünün son durumunu masaya yatırmış, seçimden sonra taksiciler ne kazandı ne kaybetti diye incelemelerde bulunmuştuk. İTEO eski Başkanı Yahya Uğur taksiciliğin gelmiş olduğu durumu değerlendirmiş, alınması gereken önlemlerden bahsetmişti. Bu bölümde de röportajımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Yerli ve milli noktasında çok fazla sahiplenicisiniz. Bunu iTaksi-Verifone sürecinde de gördük. Gelinen süreçte Büyükşehir Belediyesi yerli ve milli olma şartıyla C segmenti araçlara geri dönülmesine müsaade etti ama vaktinde D segmentini alkışlayan oda yönetimi sonra da “biz bunu yapamadık C segmentine dönelim” dedi. Sonra C segmentinin şartlarını kabul ettiğini müjdeleyerek duyurdu. Ama şu anda da bir pişmanlık süreci yaşıyor. Şu andaki C segmentinin şartları neler?

Şimdiki yönetimde tuhaf bir anlayış var: İlkesizlik falan önemli değil yeter ki esnaftan gizleyebilsinler. Biz taksilere kamera takılmalı dediğimizde ilk kamerayı Eyüp Aksu’nun arabasına taktık. Hem de o zaman parasıyla satın alarak taktı hevesle. Şimdi kamera takılmasın diyor. Neden böyle söylüyor? Çünkü seçim kazanmak için oyun oynuyor. Şu anda Türkiye Cumhuriyeti’nin en vizyonsuz yönetimi imajını çiziyorlar. Bütün taksiciler şu anda “başkan böyleyse taksici de böyle olur” diye yargılanıyor.

Sayın Binali Yıldırım Başbakan iken oda başkanı turkuaz ve siyah taksileri sahurda kendisine göstererek “tüm taksileri bu çeşide döndüreceğiz” diye tanıtım yapmıştı. Sonrasında ise esnaf D segmenti alamıyor diye C segmenti talep ettiler. Şu andaki  C segmenti doğru bir karar mı?

Büyükşehir Belediyesi yol düzenlemesi yaptığında neden bütün yolları ücretli yaptınız bize ücretsiz yol gerekiyor diye tepki gösterilmişti. Ücretsiz yollar açıldı ama bakımsız yollardı. Herkes mecburen otoyollardan gitmeye devam etti. Şimdi C segmenti derken taksici mevcut sisteme mi devam edecek? Hayır. D segmenti denilen araçlar 150.000 lira. Belediyenin şu anda kabul ettiği C segmenti araç da 148 bin lira; otomatik vites, yüzde 51’i yerli ve milli olacak. Mevcut araba firmalarından sadece 2 tanesi bu yüzde 51 şartını karşılıyor. Biri Fiat biri Renault. Diğer markalar devre dışı kalıyor. Egea’ya yönlendiriyorlar, otomatik ve 6 hava yastıklı araba 148 bin lira. Onu alan adam 5 sene sonra değiştirmek zorunda kalacak ve sarı çalışacak, yani yüzde 15 daha ucuz. D segmentine şimdi 2000 lira daha fazla para verirsin, hem de çevirirsen değiştirme yaşı 8 yıl.

Seçim öncesi Cumhurbaşkanı’nın “Uber bitti” sözünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dünyada Uber’in girdiği ülkelerin birçoğunda bu sistem yasak değildi, özel araçlarla taşımacılık yapmak serbestti. Ama Türkiye’de Uber sistemi gibi sistemler hep yasaktı. Uber Türkiye’ye ilk girmeye başladığında 2 ay araba bağlama cezası vardı. Anayasa Mahkemesi Uber’cilerin girişimleri neticesinde bunu engelledi.  Eğer hain içerden olursa kapı kilit tutmaz. Bakın bu laf çok önemli. Şu anda Uber’in içerisinde bulunup da para kazananlar kimin sırtından para kazanıyor? 11.000 tane eski taksicinin hala taksisi olup da Uber’de araba çalıştıran çok fazla sayıda üyemizi tanıyorum ve bunların hepsi de seçimlerde bana karşı çalışma yürüttü Uber’le mücadele ediyorum diye. İsimlerini de verebilirim Hala da arabalarını çekmediler araçlarını. Ben Uber kimleri çalıştırdığını açıklasın derken aslında bunu bilerek söylüyorum. Uber kimlerin kendisiyle çalıştığını açıklarsa bu yönetim derhal istifa etmek zorunda kalır, havalimanı taksi istifa etmek zorunda kalır. Uber, Uber’in verdiği parayla yemek düzenleyerek bitirilmez. Şu anda yönetimlerde olup da akrabaları Uber çalıştıran kişilerin isimlerini net bir şekilde biliyoruz.

Müşteri yasal olmadığını bildiği halde neden Uber’i tercih ediyor?

Uber şu anda yasal olmadığı için biraz nazik davranıyor, taksiciler de yasal olduğu için biraz kaba davranıyor, burada bir dengesizlik var, bunun farkındayım. Ama gelecekte ne olur, yasalar devlet bunun için var. Bu tür tedbirleri alır ve aksayan noktaları sürekli yeniler, iyileştirir ama korsanların iyileştirilmesi gibi bir şey söz konusu olamaz. Bu yanlışa düşmesinler. Öyle bir algı operasyonu yapılıyor ki arabaya binen müşteri ceza yiyor, arabanın sahibi ceza yiyor, arabayı kullanan şoför ceza yiyor ama adamlar biz kaliteli hizmet veriyoruz diyor. Böyle bir handikap olmaz. Müşteri esnafına sahip çıkacak, esnaf da müşterisine hizmet verecek, her zaman söylüyorum patron müşteridir.

Yıllarca taksi plakası ile altının fiyat anlamındaki kapışmaları konuşuldu. Ancak önce Çağlayan Adliyesi’ndeki açıklamalar ardından turkuaz taksinin zorunlu tutulması, ardından dövizdeki oynamalar sebebiyle taksi plakası fiyatı büyük bir düşüş gösterdi. Bu hareketliliği neye bağlıyorsunuz?

Denetimsizlik. En büyük sorun şu anda kimse esnaflık yapmak için plaka almıyor. Herkes plakayı yatırım amacı olarak görüyor. Yatırım aracı olarak gördükleri taksilerinde çalıştırdıkları günübirlik şoförler basında tüm taksi camiasını rezil ediyor ve plaka fiyatları düşüyor. Biz plakamızın değerli olmasını isteriz. Ama hak etmediğimiz bir değeri de istemeyiz çünkü hak etmediğimiz bir değeri istediğimizde hak etmediğimiz rakamlara da düşürüyorlar. Sonra taksicinin aylık geliri düşerken plakanın değeri yükseliyorsa bunda bir oyun vardır. Bizim koyduğumuz beyefendi taksicilik imajının terk edilmesi ve şu anda taksici imajının zedelenmiş olmasından dolayı bu işi yapmak isteyenler ve yatırımcılar da taksiciliği terk etti. 40 yıldır bu meslekte benim gibi plakasını satmamış binlerce insan var, öyle bir anlatılıyor ki senede sanki bütün plaka sahipleri plakaları satıyor, yeniden alanlar oluyor gibi.

Sizin plakanızı sattığınız yönünde iddialar var. Plakamız duruyor mu hala?

Allah rahmet etsin, bizim ailelerimizdeki plakaların hepsi 40 yıllıktır. Hiçbir zaman satmadım satmayı da düşünmem. Bizim baba mesleğimiz.

Şu anda yönetimde olsaydınız ocakta yapılan seçimlerden bugüne kadar hangi projeleri devam ettirmeyi düşünürdünüz?

Biz tantanasız gürültüsüz hiçbir kimseye duyurmadan açmış olduğumuz mahkemeyi sonuçlandırırdık. Uber belası Türkiye’den teğet geçmiş olurdu. Uber’de 400 tane araba varken bizim muhalifler “Yahya Uğur bir şey yapmıyor” diyordu ama kendileri sadece bağırıyorlardı, çünkü başka bir şey yapmayı bilmiyor. Onlar zaten hayatları boyunca bağırmaya alışmışlar. Bizden sonra da bağırmaya devam ettiler. Şu anda ne bekleniyor? Benim açtığım davanın sonuçlanması. Demek ki neymiş? Çalışmışız! Bu insanları lafla utandırmazsınız. İnsanda asalet olmalı.

Yahya Uğur’un 8 yıllık başkanlık döneminde yapmış olduğu en başarılı icraatı hangisi?

Tek bir çalışma söylemek doğru olmaz ama genel anlamda en başarılı çalışmamız beyefendi taksicilik hedefine gitmekti. İngilizce kursların, öfke kontrolü eğitimleri ve benzeri birçok eğitim verdik. Taksi duraklarını İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 60 mimardan oluşturdu komisyonla beraber seçtik. O modelleri uyguladık. Taksi durakları şehrin kenarında demir kulübeler şeklinde durmamalı dedik. Taksi durakları mahallelerde çok önemli bir görevi icra eder. Biz taksi duraklarının İstanbul’un kalıcı şehir mobilyaları olmalarını sağladık; içinde taksicilerin dinlenebileceği, yemek yiyebileceği, çay içebileceği, namaz kılabileceği mekanlar olmasını sağladık.  200’den fazla durağın yenilenmesini sağladık. Biz İstanbul’daki sevilmeyen, gösterişsiz taksilerin vizyonunu değiştirdik.

Bunları yaparken Oda’dan zimmetinize para geçirdiniz mi?

Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah. Bırakın zimmetime para geçirmeyi ben odadan hakkım olan yollukları dahi almadım. Kimileri şehit cenazesine giderken yolluk alırdı ben göreve gittiğim şehir dışı ziyaretlerin birinde dahi yolluk almadım ki bu benim kanuni hakkımdı. Hamd olsun. Beni neyle suçladılarsa Meğer planları onları yapmakmış. Hırsızlıkla suçladılar, şu an yapılan hırsızlıkları konuşuluyor. Oto Center’dan para toplayıp eşlerine dostlarına daire alıyorlar ortaya çıkıyor ama utanmıyorlar. Bugüne kadar Çandarlı’da var olduklarını dahi bilmedikleri otelleri biz açtık, esnafı oraya götürüp Yahya Uğur’a karşı iftiralarla esnafın kafasını bulandırdılar. Bugüne kadar odaya almadılar diye şikayet edilen bu yönetim şimdi o içeri almadıkları kişiyi yanında kulluk ettirmeye çalışıyorlar.

Yahya Uğur nerede hata yaptı?

Yanlış adam seçmişiz. Hain evden olunca kapı kilit tutmazmış. O adamların ruhlarında kölelik varmış, biz beyefendilik verdik, onlara köle olmayı tercih ettiler.

Şu andaki başkan, zamanında Semih Kaçanoğlu’nun odanın bazı mallarını kendi kurduğu vakfa devrettiğini anlatıyordu. Şu anda bir aradalar, birlikte yol yürüyorlar. Bu mallardan ne kadarı geri alındı?

Boşuna zorlamayın, bunlar laftan utanmıyor. Mallarınızın hepsini geriye alamadık maalesef, bazıları Cem Sert’te kaldı.

Cem Sert’in Taksiciler Odası ile organik bağı var mı?

Yok ama ondan izinsiz bir icraat yapamıyorlar.

Cem Sert’in odaya bir borcu olduğu söylenmişti.

Bizden önceki dönemde Cem Sert odaya danışmanmış, bizim odamızın yöneticileri de Cem Sert’in odasına danışmanmış. Yani birbirlerinden para almanın yollarını bulmuşlar. Bunları tespit ettik müfettiş vasıtasıyla. Devlet de bunlara dedi ki: Paraları geri vereceksiniz. Ancak bu yönetim parayı hala geri almadı. Çünkü bu parayı alırlarsa Cem Sert’le araları bozulacak. Hatta Cem Sert’in odamızdan haksız para aldığını bulup tespit eden kişiler Yunus Gün ve Yavuz Aktürk. Şu anda yönetimdeler. Siz bu kişilere daha hangi kelimelerle yorum yapıp bunları utandırabilirsiniz. Bu rezalete sesini çıkarmayanlar, Bakanlığa Cem Sert’in haksız kazanç elde ettiğini bildiren kişiler bugün bu paraları geri almamakla suçlu durumdalar. Savcılığa şikayet edilirlerse hepsi yargılanır.

Taksicinin UKOME’de yeterince temsil edildiğini düşünüyor musunuz?

Bizim başkanlık yaptığımız dönemde Federasyonun belirlediği UKOME temsilcisi taksiciler konusunda bizim görüşlerimizi UKOME’de dile getiriyordu. Servisçiler konusunda Servisçiler Odası’nın kamyoncular konusunda Kamyoncular Odası’nın görüşlerini dile getiriyordu. Şu anda taksicilerin sahibi yok. Tüm durak başkanları, tüm şoför arkadaşlar kendisini kurtarmanın yolunu arıyor. Bundan şu durum görünüyor; güvendikleri bir başkan yok. Bugün olmayan şeyi biz sağlamıştık. Şu anda tüm taksi sahipleri korku içerisinde yarın ne karar çıkacağını bilmiyorlar. Bizim dönemimizde tüm esnafımız sürpriz bir karar çıkmayacağını biliyordu. Şartlarımıza uymayan bir karar çıkacak da olsa bunun bir şekilde çözüleceğini biliyorlardı. Yönetim gider anlatır ikna eder ve bu kararın uygulanmasını engeller diye düşünüyorlardı. Ama şu andaki başkanın kendi  teklifleri taksicileri bitirecek kararlar oldu. Niye? En hafif tabiriyle cahillik! D segmenti araçların hangi araçlar olduğunu bilmeyen bir başkanın D segmenti talebinde bulunması başka neyle açıklanabilir? Cahil değiliz derlerse bu daha kötü! O zaman ihanet içindeler.

Devlet Başkanımız ve Sayın Binali Yıldırım’ın konuşmalarında sık sık taksiciye “Biz size bir imkan tanıdık, bunu değerlendiremediniz, kendinize çeki düzen verin!” gibi uyarılar olduğunu gördük. Hatta yeni Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un da taksicilere daha dikkatli olmaları yönünde telkinler verdiğini görüyoruz. Bu açıklamalar size taksicinin riskli bir durumda olduğunu düşündürüyor mu, taksicinin bu süreci atlatmak için ne yapması gerekiyor?

Bu başkan taksicileri temsil edemediği için riskli günler geçirdiğimizi düşünüyorum. 8 ayda 8 karar çıktı, kendisine en yakın adamlar dahi artık bu durumu açıktan eleştiriyorlar. İstediğini başkandan almış olmasına rağmen; para istediler aldılar, makam istediler aldılar, iş istediler aldılar. Onlar bile başkana güvenmiyor artık, onlar da eleştiriyorlar. Yanında basın danışmanı olarak çalıştırdığı personeli kendisi için “kukla, tokmağı başkasının elinde olan davulsun, sen onların borazanlığını yapıyorsun” diye en ağır hakaretlerde bulunan kişi. Bu şahıs ben sözlerimin arkasındayım diyor, ona maaş veriyorlar ve ona “sen beni tanıt” diyor. Adam seni tanımış zaten. Adam seni kukla olarak tanımlamış sonra da neden benim adım bu şekilde çıkıyor diye tepki veriyor.

Taksicilik toparlanır mı?

Biz 40 senenin vermiş olduğu tahribatı düzeltme yolunda uzun zamandır ilerliyorduk. Düzelttik demiyorum düzeltme yolunda ilerliyorduk. En  azından hedefimiz orası idi. Şimdi hedef de yok ortada, bir başkan da, yönetim de yok.

Seçimin ardından bugüne kadar herhangi bir muhalefette bulunmadınız. Sosyal medyada insanlar şu anda “birlik olmamız gerekiyor, başkan bu işi toparla” diye size çağrıda bulunuyorlar. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Onu bana karşı söylemiyorlar. Bu arkadaşlar ucuz insanlar, satın alabildikleri kişileri direkt parasıyla yanlarına alırlar daha önce ben başkanken de birtakım tekliflerde bulunmuşlardı. Ben de kendilerine kendileriyle bir çay dahi içmeyeceğimi ifade etmiştim. Dünyaya bakışımız farklı, harama helale bakışımız farklı, her şeyimiz farklı. Ben onlarla ne diye bir arada olacağım? Çıkarım esnafımız teveccüh göstermezse kaybederim. Sinek pekmezciyi gözünden tanırmış onlar kendileri gibi hain olanları bulup çıkarıyorlar, çok mahirler bu konuda. Onlar birlik olalım derken bize söylemiyorlar, kendi içlerindeki dağınıklığı toplamaya çalışıyorlar. Ama bize söylüyorlarsa şayet onlara cevabım: “Gidin işinize bakın, sizinle bu dünyada bir işimiz olmaz, diğer dünyada da sizi Allah’ın takdirine bırakıyorum!”

Yorumlar